^^AKKÖYDEN YÜKSELEN SES^^

_


ANASAYFA

AKKÖYDEN

FIKRALARLATÖRNÜKLÜLER


NOSTALJİ/AKKOYDEN


PORTRELER


YAYLALARIMIZ



ZİYARETÇİDEFTERİ

AKKÖYDEN YÜKSELEN SES

< >

Akköyden Yükselen Ses Menü

Ayın Fotoğrafı

Ayın Fotoğrafı


Sözün Özü


Evet, bir insan gecesiyle gündüzüyle bir Ramazan-ı şerifi ihyâ etmekle, bütün sene hayırlara açık olabilir ve hep hayır yollarında dolaşabilir. Tabiî böyle potansiyel bir lütf-i ilâhî herkes için söz konusudur. Ramazan-ı şerifi tastamam ihyâ eden bir insan için Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem):

"İnanarak ve aynı zamanda sevabını da Allah'tan bekleyerek tutarsa, işlediği bütün günahları Allah (celle celâluhu) affeder." buyurur. Demek bu türlü mübarek ibadetlerde insanın niyeti, hulûsu, yakîn mülâhazası çok önemli ki, bunların derinliğine göre Allah (celle celâluhu) bazen bire on, bazen yüz ve bazen de milyon veriyor. Tabiî böyle bir sevap katlaması, o insanın ömrünün senelerini aşar.

Bunu küçük bir misalle anlatmak gerekirse, diyelim ki Ramazan-ı şerifte Kadir Gecesi'ni yakaladınız. Bu, bin ay hesabına göre seksen sene yapar. Buna göre, o insan sanki seksen sene yaşamış gibi sevap kazanır; başka bir ifadeyle, bin ay namaz kılmış, bin ay oruç tutmuş gibi olur. Bu ise, bir insanın ömrünü aşkın bir şeydir; zira ümmet-i Muhammed'in en uzun yaşayanları bile seksen yaşını biraz aşkın yaşamışlardır/yaşıyorlar. Yine bu öyle bin ay ve öyle seksen sene ki, içinde riya yok, süm'a yok.. meselâ siz namaz kılar, rükua gidersiniz ama içinizden, "Çevredeki insanlar da gördü ki iyi bir rüku çıkardım." diye geçirseniz; yine secdeye gider, Cenâb-ı Hakk'ın Efendimiz'in secdesini tarif ederken "Secde edenler arasında kıvrım kıvrım halini Allah görüyor.."[1] ifadesinde olduğu gibi, kıvrım kıvrım bir secde eda edersiniz ama aklınızın köşesinden, "Nasıl secde edilirmiş insanlar bir görsün." diye geçirseniz, sizin bu düşünceniz o secdeyi de, rükuu da ve onların önündeki şeyleri de alır götürür. Sadece yatıp kalkmanız ve bir de yorgunluğunuz yanınıza kâr kalır. Ama Kadir Gecesi'nde kazandığınız şey, öyle bir netice verir ki, gecenin bir ânında ve kimsenin olmadığı bir ortamda yaptığınız ibadet ü taati riya, süm'a fırtınaları alıp götürmez. Yine onun içinde başka günahlar da yoktur; meselâ harama bakmamış, yalan söylememiş, din-i mübin-i İslâm'ın esaslarına aykırı hareket etmemişsinizdir.


Son 10 başlık

Fındıkta Sona Yaklaşıldı
Hüsnü ile Ayşe
Cami İnşaatı Devam Ediyor..
Muhabirimiz Kaza Geçirdi..
Oruçlu için iki sevinç anı vardır
Onbir Ayın Sultanı Ramazan
Evliliğe Doğru Adım Adım..
Kürtün'de Su Sporları
"Törnük Mantarı Yok Satıyor"
Kemençeye doyduk..

Son Yorumlar

  •  

     Geçmiş olsun

     

     Thoughts

     hayırlı olsun

     GEÇMİŞ OLSUN....

     

     geçmiş olsun

     

     kısmen rahatlama

  • Bağlantılar;

    * ANA SAYFA
    * Profilim
    * Arşiv
    * Arkadaşlarım

    Kategoriler



    Cümleler doğrudur, sen doğru isen. Doğruluk bulunmaz sen eğri isen. Yunus Emre
    BİR EFSANEYİM


    Cami yaptım süzme ile boyadım
    Kirece su katıp ayran buladım
    Köprü dumanına kayık yolladım
    Törnüğün köyünde ben efsaneyim

    Tarlaya tuz ektim her gün bekledim
    Suladım büyümez yeniden ektim
    Böcek yiyor diye nöbetçi diktim
    Bir sizden bir bizden bir efsaneyim

    Çatalkaya içi baca gezerim
    Ateş böceğine evliya derim
    Pelit kutsal doruk akar bilirim
    Şıhlının dilinde ben efsaneyim

    Fındık ocağında ceviz topladım
    Doruğu budayıp alaf bağladım
    Dinleme Erdal’ı biraz salladım
    Masal diyarında ben efsaneyim

    Erdal KARA


    ***BU ALANA REKLAM VER***


    ^^Akköyden Yükselen Ses^^


    'Sizin Sesiniz' veciz.gif

    Bölgesel Haberler;


    Güzel Haberler;

    Törnüklü-ce'

    Köyümüze özgü kelimeler eskimekle birlikte halen büyüklerimiz tarafından kullanılmakta; Köyümüzde kullanılan kelimelerden küçük bir sözlük hazırladık;
    Acışmak :Acımak_
    Adıbelli :Bayağı, Epey, Daha fazla_
    Ağlen :Bekle_
    Alaf :Ağacın Bir Dalındaki Yaprakların Bütünü_
    Alamuk :Parçalı Bulutlu_
    Paluç:Battaniye_
    Amel :İshal_
    Annaklamak:Bakmak_
    Anuk:Nane_
    Arkalıç:Yük Taşırken Sırtın Acımaması için koyulan giysi veya bez parçası_
    Ayama:Lakap_
    Azecük:Azcık_
    Bayak:Biraz Önce_
    Behni:Ahırda ineklerin yemlerini yediği yer_
    Benne:Bilmiyorum_
    Bıcak:Mutfak_
    Bibi:Hala_
    Bitike:Azıcık_
    Bökelek:Kaynar Su_
    Bökelemek:1-Kaynayıp Taşmak 2- Hayvanların sıcak havada gölgeye kaçması
    Bööce:Fasülye Tanesi_
    Börtlek:Büyük Göz_
    Cablama:İki tarafı yontulmuş uzun ağaç parçası_
    Camadan:Örgülü sırt çantası_
    Celmük:Ağaç Çöpü_
    Cırcır:Fermuar_
    Cingit:Kesilmiş Ağacı Çekmeye Yarayan Demir Alet_
    Ciscibit:(Ip)Islak_
    Cücük:Civciv_
    Çakıldak:Çekirdek ya da olmamış meyve_
    Çencik:Kapının demir sürgüsü_
    Çeşit:Boya_
    Çığrışmak:Hep Birlikte Bağırmak_
    Çıtıman:Mısır Saplarının biraraya toplanması_
    Çöğrek:Mısırın sapı kesildikten sonra toprakta kalan kısmı_
    Çöten:Mısır Deposu_
    Daşanalık:Taşlık_
    Depebızdık:Takla_
    Depük:Kuru_
    Dığıl:Ağaç sırık_
    Dıkılmak:Girmek_
    Didmek:1-Cimciklemek,2-Yünü parçalara ayırmak_
    Dinelmek:Ayakta Durmak,Dikilmek_
    Dişeme:İnce İp_
    Dobuç:Kulağı Küçük Keçi_
    Dunzar:Gölge,gizli yer_
    Düdek:Küçük Meyve Tanesi_
    Düdül:Kulağı Ufak ve Oval Keçi_
    Eğercek:Kirman_
    Eğsi:Odun_ Eşik:Giriş_
    Eşün:Esiran,Demir maşa_
    Evlek:Yayla Mantarı_
    Evza-Hevza:Kibrit tanesi_
    Fenikmek:Kıpır Kıpır Olmak_
    Fıraktı:Ağaçtan Yapılmış Çit-Bahçe kenarı_
    Fide:Fidan_
    Foltak:Bol_
    Forslu:Güzel,Alımlı_
    Fortik:Eşeğin Küçük Yavrusu_
    Foruz:Horoz_
    Foturuk:Sümük_
    Gada:Erkek kardeş_
    Gambalak:Büyük kaya_
    Ganat=Gelek:Sayfa (defter,kitap sayfası)_
    Gapmak:Isırmak_
    Gara Göğnük:Morarmış_
    Gasgasan:Kalabalık_
    Gatık:Sulu yoğurt,ayran_
    Gayde:Gayda,Ritm_
    Gayır:Suyun içindeki küçük kum tanecikleri_
    Gaylık:Yağmurluk_
    Gecin:Kuru Fasülyenin Dışı_
    Geçek:Geçit, giriş kapısı_
    Geh:Gel (hayvanlar için)_
    Gelek:Ağaç Yaprağı_
    Germük:Ağaç köprü, dere geçeceği_
    Geroğu:Dal Çekeceği_
    Gıdı:Sopa,Deynek_
    Gıhri:Kurumuş çam pürçeği_
    Gırkmak:Kırpmak, Makasla Kesmek_
    Gıy:Kıyı_
    Gıyo:Güvey,Damat_
    Gigişmek:Kaşınmak_
    Gocaman:Yaşlı Erkek_
    Goğsal:Mısır Talaşı_
    Gopça:Düğme_
    Goru:Etrafı çevrili çit_
    Goylak:Çukur_
    Göççek:Gözlük_
    Göğnü:Olgunlaşmış Meyve_
    Göğnük:Yanmış bez yamalık_
    Göresi gelmek:Özlemek_
    Görsetmek:Göstermek_
    Gufa:Ağaç Su Kabı_
    Güççük:Küçük_
    Güdüne:Mısır Posası_
    Güründek:Harlamış Ateş_
    Haböle:Böyle_
    Habu:Bu_
    Hangıra:Neresi_
    Haniye:Nerde_
    Haşıl:Sarmanın içine koyulan malzeme_
    Haşu:Şu_
    Hayat:Evin Giriş Kısmı_
    Hayıf:Öç_
    Heççek:Güzel_
    Helle:Muhallebi_
    Hennük:Nem_
    Herklemek:Tarlayı kazmak_
    Hıngıramak:Üşümek_
    Hırtık:Asi Köpek_
    Hıtır:Büyük taneli un_
    Hızan:Uşak,Çocuk_
    Ho:O_
    Hoğlamak:Koşmak_
    Hopçurlamak:Zıplamak_
    Hozan:Açık Alan_
    Höl:Islak_
    Hölümek:Islanmak_
    Iba:Nem_
    Imışmak:Isınmak_
    Imuk:Sıcak_
    Irımdırım:Pürünar,Darmadağın_
    Işkı:Filizlenmş Fidan_
    İnek şahmanı:Gök kuşağı_
    İskemi:İskemle_
    Kersan:Hamur Teknesinin Ufağı_
    Kesek:Küçük Çalı,Kürdan_
    Keyvanı:Yaşlı Kadın_
    Kıtınnak:Ekmek kenarı_
    Kiranlamak:Kilitleme_
    Kopmak:Koşmak_
    Kortlatmak:Kırtlatmak_
    Koru:Yukarı_
    Köynek:Mintan,Gömlek_
    Küpeste:Çencik Takılan Demir Kıvrım_
    Kürün:Hayvanların su içtiği ağaçtan yapılmış büyük çanak_
    Küsküllemek:Karıştırmak_
    Kütmek:Küçük Tabure, iskemle_
    Mauzu(Mozu):Serender_
    Me:Al(ırmısın)_
    Mıkır:Cimri_
    Mırık:Küçük ham armut ahlat_
    Mile:Misket_
    Minnet:Hortlak_
    Nebri:Gavur İstenmeyen Adam_
    Niye Öylemiymiş(Nölemimiş):Hayır_
    Obuz:İki tepe arasında suyun geçtiği yer_
    Oğluk:Sakin,Sessiz Kalabalık Olmayan_
    Ödütleme:İnekten Süt Almak İçin Yavrusuna Memesini Emdirip Geri Çekme_
    Öğörsek:Kızışmış Hayvan_
    Ökünmek:Taklit etmek_
    Örklemek:Hayvanı bağlamak_
    Örklü:Bağlı_
    Örme:Kazak_
    Padar:Yarılmış Odun_
    Partuç:El Bezi_
    Peşko:Soba_
    Pılla böcük:Uğur Böceği_
    Pırtı:Çamaşır_
    Pur:Büyük Kaya_
    Salduç:Sağdıç_
    Sitil:Su Kovası_ Soğlanmak:Ağıt Yakarak Ağlamak_
    Soyka:Ters,Aksi_
    Şavak:Şafak_
    Şelek:Küçük Sepet_
    Tepür:Ağaçtan Yapılmış Sini_
    Tılkı:Guatr_
    Traşlama:Ağaç Dikim Yeri_
    Üğüş:Ekmek Kırıntısı_
    Ülkel:Gökteki sıralı yedi yıldız_
    Üşkü:Hızar tozu talaş_
    Yalanu:Harlamış Ateş Isısı_
    Yamalık:Bez Parçası_
    Yapuk:Taramakta zorlanılan saç_
    Yarmaça:Yarılmış İncelmiş Odun_
    Yasi:Çamaşır_
    Yay Günü:Issız Yaz Günü_
    Yaykınmak:Taharet,Alt Temizliği_
    Yumak:Yıkamak,Temizlemek_
    Yummak:Kapatmak_
    Yüklü:Hamile_
    Yümsemek:Yükselmek_
    Yüzü ışımak:Neşeli Olmak,Yüzü Gülmek_
    Zaat:Akşam_
    Zembelek:Kapı Kolu_
    Zibil:Çayın içildikten sonra bardakta kalan bölümü_
    Zollu:Güzel_
    Zoti:Ebeleme_
    Zual:Kızılcık_
    Zumbuk:Tokat_
    Pür:Çam ve Ladin Ağaçlarının bir dalındaki yapraklar bütünü_
    Bittamacuk:Azıcık çok az_
    Zöpçük:Çöp_
    AYLAR;

    Ocak-Zemheri,
    Şubat-Gücük,
    Mart-Mart,
    Nisan-Abrul,
    Mayıs-Mayıs,
    Haziran-Kiraz,
    Temmuz-Orak,
    Ağustos-Ağustos,
    Eylül-İstavrit,
    Ekim-GoÇ,
    Kasım,Boş,
    Aralık,Garagış
    Benim bulabildiklerim maalesef bu kadar, kelimelerin anlamları hatalı ise affedin, diğer kelimeleri sizlerden bekliyorum. Saygılarımla...,
    (Recai TEMEL)
    _TORNUK.COM_

    Fındıkta Sona Yaklaşıldı

    Ağustos'un ilk haftasında başlanan 2010 fındık sezonunda sona yaklaşıldı.

    Toplama işini bitiren Akköylüler fındığını patoza verip kurutmaya başladı.

    Bitiremeyenlerin de Ramazan Bayramı öncesi fındıklarını satışa hazır hale getirmesi bekleniyor..

    Sıcak Ağustos günlerinde oruçlu olarak çalışmak zorunda kalan Akköylüler, havaların serinlemesi ve fındığın bitmesi ile biraz rahatladı..


    Tarih:30/8/2010 Kategori: Haberler_ , Haber
    Yorumlar(1) | Yorum Yaz |

    Hüsnü ile Ayşe

    Köyümüzden Şaban ASLAN'ın oğlu Hüsnü ile Sami KAYA'nın kızı Ayşe geçtiğimiz perşembe akşamı aile arasında yapılan nişan merasi ile hayatlarını birleştirme yolunda ilk adımı attılar.

    Allah hayırlısı ile tamamına erdirsin duasıyla genç kardeşlerimizi tebrik ediyoruz...


    Tarih:30/8/2010 Kategori: Haberler_ , Günlük
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    Cami İnşaatı Devam Ediyor..

    Ramazan, fındık ve sıcaklar Akköylünün Camilerini inşasına engel olmuyor.

    Akköy halkının yoğun katılımı geçtiğimiz günlerde cami inşaatında betonlama yapıldı.

    İşin peşini bırakmayan Akköylüleri tebrik ediyoruz...


    Tarih:30/8/2010 Kategori: Haberler_ , Günlük
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    Muhabirimiz Kaza Geçirdi..

    Akköyden Yükselen Ses yapımcılarından Ziraat Mühendisi ardaşımız Reşat KAYA geçtiğimiz cuma günü işi dolayısıyla gittiği Bursa'nın bir köyünden dönerken kaza geçirdi.

    Kaza sonucu araç kullanılamaz hale gelirken, kullandığı araçtan kendini erken dışarı attığı için kazayı yara almadan atlatan Reşat, olayın şokunu uzun süre üzerinden atamadı.

    Oruç, sıcaklar ve yetişmesi gereken işlere bir de yolların bakımsızlığı eklenince kaza kaçınılmaz hale geliyor.

    Verilmiş sadakası vardır mutlaka gönlü zengin arkadaşımızın ama yoksa da bundan sonra hazır da mübarek günlerdeyken, "az sadaka çok belayı def eder" gerçeğinden hareketle bol bol sadaka vermesini acizane tavsiye ediyor, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz...


    Tarih:22/8/2010 Kategori: Haberler_ , Haber
    Yorumlar(6) | Yorum Yaz |

    Oruçlu için iki sevinç anı vardır

     

    Orucu bize Allah Rasulü nurlu beyanlarıyla anlatmış, bütün teferruatıyla ele almıştır. Burada orucun önemiyle alâkalı Rasûlullah’tan varid olan kutlu sözleri aktarmaya çalışacağız:

     

    Ebu Hureyre (ra)’nin rivayet ettiğine göre Rasûlullah (aleyhissalatu vesselâm) şöyle buyurmuştur: “Allah şöyle buyurdu: ‘Âdemoğlunun her ameli kendi içindir. Yalnız oruç müstesna. Onun mükafatını ben veririm. Zira yemesini ve nefsâni arzularını, sırf benim için terk ediyor. Oruçlu için iki sevinç ânı vardir: Biri iftar ettiği, diğeri de Allah’a kavuştuğu vakittir. Oruçlunun ağzının kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur.’” (Buharî, Savm 2; Müslim, Siyam 152) Evet, oruç bu duygular içinde eda edilmelidir.

    Tarih:18/8/2010 Kategori: Guncel__ , Günlük
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    Onbir Ayın Sultanı Ramazan



    Ramazan ayı, ay takvimine (aya göre hesaplanan) göre, dokuzuncu ayın adıdır. Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır. Çünkü kutsal kitabımız Kur'an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Kur'an'da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen "kadir gecesi" yine bu ay içinde kutlanır. Ayrıca İslam'ın temel ibadetlerinden olan oruç da bu ayda tutulur. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona "on bir ayın sultanı" denilmiştir.
    Dualarınız kabul, Ramazan ayınız mübarek olsun...
                              (rstky)


    Tarih:11/8/2010 Kategori: Guncel__ , Din
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    Evliliğe Doğru Adım Adım..

     

    Akköylü Kaya ailesinin oğlu Naci ile, Trabzonlu Hacısalihoğlu ailesinin kızı Esra  07.08.2010 gecesi taktıkları nişan yüzükleri ile evlilik yolunda ilk adımı attılar..

     

    Duyrulur..:))

     

     

    Ayrıca yine Akköyden Kengil ailesinin (Mustafa-Güller) kızı Gülizar ile, Günyüzü Köyünden Temel ailesinin oğlu Hürriyet aynı tarihte taktıkları nişan yüzükleri ile evlilik yolunda ilk adımı attılar..


    Tarih:8/8/2010 Kategori: Haberler_ , Haber
    Yorumlar(1) | Yorum Yaz |

    | SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ ->


    Sitemizle ilgili düşüncelerinizi ve önerilerinizi bekliyoruz...


    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


    Image Hosted by ImageShack.us